Firma Ara

06.01.2009  Salı
Bakırköy'de neler var?







Son Eklenen Firmalar
 

HABER ARŞİVİ

[1] 2 3 4 5 6  » 


Kömüre değil ısı yalıtımına yatırım yapalım çevre de korunsun bütçemiz de…

Ülkemizin sıcak gündem maddelerinden biri olan kömür tüketiminde yaşanan artışın beraberinde getirdiği hava kirliliği son günlerde sıkça tartışılırken, XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği tartışmalara bambaşka bir boyut getirdi. Isı yalıtımının ekolojik ve ekonomik boyutlarına dikkat çeken dernek, yeni binalar kadar mevcut yalıtımsız binalara da yalıtım uygulanması gerektiğini belirtti. Türkiye’de bulunan 17 milyon konutun yüzde 90’ı yalıtımsız olduğu için çevre her geçen gün daha hızlı kirleniyor. Küresel ısınmayla mücadele için alınması gereken önlemlerin başında gelen ısı yalıtımıyla, fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan sera gazı salımı yarı yarıya azalıyor. Ayrıca tüm binaların yalıtımlı hale gelmesiyle Türkiye, 7.5 milyar dolar kazanabiliyor.

Kömür gibi fosil yakıtların neden olduğu çevre kirliliğine karşılık doğal gazın tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Ulu, yüksek enerji maliyetleri nedeniyle doğal gaz kullanımında ekonomik yöntemlerin önemli olduğunun da altını çizdi. Ekonomik ısınmanın tek yolunun ise ısı yalıtımından geçtiğini ifade eden Ulu, ısı yalıtımıyla faturalarda en az yüzde 50 tasarruf sağlandığını vurguladı. Türkiye’nin toplam ithalatının yaklaşık 5’te birinin enerji ithalatına ayrıldığını hatırlatan Ulu, hızla tükenen enerji kaynakları ve aynı hızla kirlenen çevre için de ısı yalıtımı uygulamalarına acilen ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.

Özel sektöre ve sivil toplum kuruluşlarına devletle işbirliği içinde, mevcut yalıtımsız binaların yalıtılmasına yönelik sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeleri için çağrıda bulunan Ulu, bu tarz projelerin vatandaşlar, ülke ekonomisi ve çevre için çok etkili olacağını söyledi. Türkiye’deki 17 milyon konutun sadece yüzde 10’unun yalıtımlı olduğu gerçeğine dikkat çeken Ulu, bu nedenle ısınmak için bizden çok daha soğuk olan Almanya’nın bile 10 katı kadar enerji tükettiğimizi ve dolayısıyla çevreyi Almanya’dan 10 kat daha hızlı kirlettiğimizi bildirdi.

Çevreye ve bütçeye katkılarına karşılık ısı yalıtımının maliyeti, inşaat aşamasında bina maliyetinin sadece yüzde 3’ü ila 5’i gibi küçük bir miktar… Mevcut binalarda ise mantolama uygulamalarının metrekarede ortalama 40 YTL maliyeti oluyor. Yalıtıma yapılan yatırım birkaç yıl içinde kendini amorti ediyor ve bina ömrü boyunca her ay doğal gaz ve elektrik faturalarında ortalama yüzde 50–60 oranında tasarruf imkânı yaratıyor.

Isı yalıtımı uygulamaları konusunda ayrıntılı bilgi almak için, www.xpsturkiye.org internet adresinden ve 0216 415 68 94 numaralı telefondan XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği’ne ulaşmanız yeterli.
03-01-2009
   

Basit Önlemlerle Hem Bütçenizi Hem Çevrenizi Koruyun!

Tüm dünya ülkelerini olduğu gibi ülkemizi de derinden etkileyen global ekonomik krizle birlikte artık aklımızdan çıkmayan, dilimizden eksilmeyen bir kelime var. Tasarruf… Kendimiz için lüks olduğunu düşündüğümüz harcamalarımızın da ötesine geçerek, artık mecburi tüketimlerimizde bile tasarrufun yollarını arar olduk. Enerji maliyetlerinde yaşanan artışların da etkisiyle faturalarımızı azaltmak için neler yapabileceğimizi sorgulamaya başladık. Aslında çok fazla düşünmeye gerek yok. Evlerimizde basit önlemler alarak ve en temel tüketimlerimizde enerjiyi verimli kullanarak yılda ortalama 1.650 YTL tasarruf sağlamak mümkün.

Günümüzde 120 metrekarelik bir evde yaşayan dört kişilik bir ailenin ısıtma-soğutma, yemeklerin pişirilmesi ve saklanması, bulaşık ve çamaşırların yıkanması, televizyon gibi eğlence araçlarının kullanılması ve aydınlatma için harcadığı enerji yılda 2 bin kWh civarında. Bugün enerjisini dikkatsizce harcayan bir aile ısıtma-soğutma, aydınlatma ve elektrikli ev eşyalarını çalıştırmak için yılda 3.300 YTL öderken, enerjisini verimli kullanan bir aile sadece 1.650 YTL ödüyor. Ve evlerimizde en az yüzde 30 oranında enerji tasarrufu potansiyelinden söz etmek mümkün. Nasıl mı?

“Verimli Kullanırsan Enerji Gelecektir” sloganıyla, binalarda enerji verimliliğine yönelik toplum bilincinin artırılması misyonuyla yürütülen enverIPAB Projesi Koordinatörü Sebahattin Öz, evlerde enerji verimliliği için alınabilecek önlemleri açıkladı. İşte size enerjiyi verimli kullanarak aile bütçesine, ülke ekonomisine ve çevreye büyük katkılar sağlamak için küçük ipuçları…

En büyük tasarruf kalemi yalıtım

Binalarımızda kullanılan enerjinin yüzde 82’sini ısınmak için tüketiyoruz. Bu nedenle faturalarda en büyük düşüş yalıtımla sağlanıyor. Yalıtım, ısıtmanın yanı sıra soğutma amacıyla harcadığımız enerjide de ortalama yüzde 50 tasarruf imkânı yaratıyor. Bu da bir ailenin yıllık ısıtma ve soğutma harcamalarında ortalama 1.300 YTL tasarruf anlamına geliyor. Üstelik ısı yalıtımının maliyeti toplam bina maliyetinin sadece yüzde 3’ü ila 5’i kadar ve yüksek enerji tasarrufu nedeniyle yalıtım, yatırım maliyetini birkaç sene içinde karşılıyor. Ve ısı yalıtımı, fosil yakıt tüketimi nedeniyle atmosfere salınan sera gazı etkisini yarı yazıya azalttığı için küresel ısınma ile mücadeleye de katkı sağlıyor.

Odaları gereğinden fazla ısıtmayın!

Unutmayın! Oda sıcaklığını sadece 1 derece düşürmek bile yüzde 6’lık yakıt tasarrufu sağlıyor. En uygun sıcaklık değerleri; oturma odasında 22, yatak odasında 20, antrelerde 18 derece, garaj ve depolarda ise 5-15 derecedir.

Gizli ısı kaybına dikkat!

Pencereler ve kapılar, evlerdeki ısının dörtte birinin kaybına neden oluyor. Yalıtımsız bir evde meydana gelen ısı kaybının yüzde 20’si tek camlı pencerelerden kaynaklanıyor. Çift cam kullanmak bu kaybı yarı yarıya indiriyor. Ayrıca pencere ve kapıların kenarlarından kaynaklanan hava sızıntılarını önlemek için pencere bandı ve sünger kullanmak, kapı çerçevesi kenarındaki çatlakları onarmak da etkili oluyor.

Kış aylarında güneşli günlerde perdeleri açarak güneşten daha fazla yararlanabilirsiniz. Güneş çekildikten sonra ise perdeleri mutlaka kapatın. Kapalı ve uygun perdeler pencerelerden ısı kaybını yüzde 25 oranında önlüyor.

Isıtıcınızın ya da radyatörlerin önüne veya üzerine mermer, çamaşır, eşya vb. koymayın, ısı akışına engel olacak uzun perdeler kullanmayın. Kış aylarında odalarda mümkün olduğunca çamaşır kurutmayın.

Radyatörlerden çıkan ısı, radyatörün arkasındaki duvarı ısıtır. Bu ısı kaybını önlemek için radyatörlerin arkasına alüminyum folyo kaplı ısı yalıtım levhaları yerleştirmek de etkili bir çözüm.

Eski tip ampuller dünyamızı karartıyor!

Binalarımızda tükettiğimiz elektriğin yaklaşık yüzde 20’sini aydınlanmak için kullanıyoruz. Ancak eski tip ampullerle aydınlanmaya çalışırken dünyamızı karartıyoruz. Her evde sadece iki adet 100 Watt’lık eski tip ampulü verimli ampullerle değiştirerek, yılda 750 milyon YTL enerji tasarrufu sağlayabiliriz. Ayrıca bu sayede yılda 1.1 milyon tonluk ve 52 milyon ağaç tarafından temizlenebilen karbondioksit salınımının da önüne geçmek mümkün.

15 Watt enerji tasarruflu bir ampul, 75 Watt normal bir ampulden yüzde 80 oranında daha az elektrik harcıyor. Enerji tasarruflu ampuller biraz daha pahalı olduğu için satın almaktan kaçınılabiliyor. Ancak eski tip bir ampulün ömrünün 750 saat, enerji verimli ampulün ömrünün ise 10 bin saat olduğunu da unutmamak gerekiyor. Yani 6 yılda 12 adet eski tip ampule ihtiyaç duyulurken, aynı sürede sadece bir adet enerji tasarruflu ampul yeterli oluyor.

Elektrikli ev aletlerinde sınıf atlayın

Evlerimizde kullandığımız elektriğin ortalama yüzde 80’i elektrikli aletlerce tüketiliyor. Enerji verimliliği etiketine bakarak, enerji tüketimi düşük aletleri tercih etmek ise elektrik faturalarında yüzde 30 tasarrufa imkân yaratıyor. Enerji etiketi, bir cihazı yıllık enerji tüketimi bazında A, B, C, D, E, F ve G harfleriyle ifade edilen yedi grupta sınıflandırıyor. A harfi en düşük enerji tüketim sınıfını gösteriyor. Örneğin, A sınıfı bir buzdolabı aldığınızda C sınıfı bir alete kıyasla ortalama yüzde 45 daha az enerji tüketiyorsunuz. A+ bir buzdolabı sadece 44 Watt’lık bir ampul kadar enerji tüketiyor.

Evlerde en çok elektrik tüketen alet olan buzdolaplarında A’dan A+’a geçiş yüzde 24, B’den A+’a geçiş yüzde 44 ve C’den A+’a geçiş yüzde 54 tasarruf sağlıyor. Klimalarda ise B’den A’ya geçişle yüzde 6, C’den A’ya geçişle yüzde 14 ve D’den A’ya geçişle yüzde 23 tasarruf sağlamak mümkün.

Ülkemizde 10 yaşın üzerinde yaklaşık 16 milyon elektrikli alet bulunuyor ve bu aletler yüksek faturalara neden oluyor. Bu eski aletlerin, enerjiyi verimli kullanan yenileriyle değiştirilmesi durumunda yılda 750 milyon YTL tasarruf sağlamak mümkün… Satılan tüm buzdolapları A+ ve klimalar A sınıfı olursa, 10 yılda sağlanan enerji tasarrufu ile 120 milyon ağacın temizleyebileceği kadar karbondioksit gazı salınımı engellenebilir.

Mutfağınız enerjinizi tüketmesin!

Yemek pişirirken fırının kapağını gereğinden fazla açmayın, çünkü kapağın her açılmasında yüzde 20 ısı kaybı olur ve sıcaklık 25-30 derece düşer. Ayrıca fırında birden fazla yemeği bir arada pişirmeye çalışın. Yemek pişirirken kapların kapağının açık olması durumunda 3 kat daha fazla enerji tüketirsiniz.

Bulaşık makinesi alırken kısa süreli yıkama ve durulama özellikli olanları tercih edin. Makinenizi tam dolu olarak çalıştırın. Bulaşıkları makineye koymadan önce suyla çalkalamak yerine yemek artıklarının sıyrılarak temizlenmesi yeterlidir. Bulaşıklar için sıcaklığı 60 dereceden 50 dereceye düşürerek enerjiyi yüzde 10 daha verimli kullanabilirsiniz.

Buzdolabının içindeki nem oranının artması daha çok çalışmasına neden olur, bu nedenle buzdolabına koyduğunuz sıvıların ve sulu yiyeceklerin üstünü kapatın. Aşırı buzlanma buzdolabının soğutmak için daha fazla enerji harcamasına neden olduğu için düzenli olarak buzlukta oluşan buzu eritin. Buzdolabının arkasındaki ızgara çerçeveyi de yılda en az bir defa temizleyin. Buzdolabınızı; fırın, radyatör, bulaşık makinesi gibi ısı yayan aletlerden en az 30 cm uzak bir yere yerleştirin ve ısı transferi için arkasındaki duvarla en az 10 cm, yanlarında ise en az 15 cm boşluk kalmasına dikkat edin.

Diğer ev aletlerinde enerji verimliliğinin sırları

Çamaşır makinenizi tam dolu olarak çalıştırın. Az kirli çamaşırlarda ekonomik programları kullanın. Çamaşırlarınızı kurutma makinesi yerine asarak kurutun. Kırışık olarak makineden çıkan çamaşırların ütüsü de daha zor olur.

Ütüleme işi bitmeden birkaç dakika önce fişi prizden çekin ve son çamaşırlarınızı ütünün içinde kalan ısıyla ütüleyin. Çünkü 1500 Watt bir ütüden 5 dakika tasarruf etmek, 15 Watt bir ampulü 8 saat bedava çalıştırmak demektir. Çamaşırları nemli olarak ütüleyin.

Elektrik süpürgesi alırken su hazneli olanları tercih edin. Süpürgenin torbasını sık sık boşaltın, emiş kaybını önlemek için fırça ve boruları da temizleyin. Yılda en az bir kez motor bölümünü açıp toz ve pamukçukları temizleyin.

İzlemediğiniz zamanlarda televizyon, VCD/DVD gösterici, müzik seti, bilgisayar, oyun konsülleri gibi aletleri stand-by’da bırakmayın, ana düğmesinden kapatın. LCD televizyonların normal televizyondan daha az, plazmalarınsa daha çok enerji tükettiğini unutmayın. Bilgisayar alırken “Energy Star” amblemi olmasına dikkat edin.

Çöplerinizi ayırın, geri dönüşümünü sağlayın!

Bilinçsizce satın aldığımız ve tükettiğimiz her şey “çöp” olarak doğaya geri dönüyor, insan sağlığına ve ekonomiye de büyük zararlar veriyor. Belediyeler bütçelerinin üçte birini temizlik hizmetlerine ayırıyor. Bu nedenle öncelikle neye ihtiyacınız olduğunu doğru tespit ederek gereksiz çöp üretimini azaltmalı ve geri kazanılabilir sembolü () bulunan ürünleri tercih etmelisiniz. Ayrıca atıkları; cam, kağıt/karton, plastik, metal, tekstil, ahşap ve organik olarak ayırdıktan sonra çöp kutularına atarak geri kazanılmalarını sağlayabilirsiniz.
31-12-2008
   

XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri’nden Çevre ve Hava Kirliİiğine Çözüm

Ülkemizin sıcak gündem maddelerinden biri olan kömür tüketiminde yaşanan artışın beraberinde getirdiği hava kirliliği son günlerde sıkça tartışılırken, XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği tartışmalara bambaşka bir boyut getirdi. Isı yalıtımının ekolojik ve ekonomik boyutlarına dikkat çeken dernek, yeni binalar kadar mevcut yalıtımsız binalara da yalıtım uygulanması gerektiğini belirtti. Türkiye’de bulunan 17 milyon konutun yüzde 90’ı yalıtımsız olduğu için çevre her geçen gün daha hızlı kirleniyor. Küresel ısınmayla mücadele için alınması gereken önlemlerin başında gelen ısı yalıtımıyla, fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan sera gazı salımı yarı yarıya azalıyor. Ayrıca tüm binaların yalıtımlı hale gelmesiyle Türkiye, 7.5 milyar dolar kazanabiliyor.



Kömür gibi fosil yakıtların neden olduğu çevre kirliliğine karşılık doğal gazın tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Ulu, yüksek enerji maliyetleri nedeniyle doğal gaz kullanımında ekonomik yöntemlerin önemli olduğunun da altını çizdi. Ekonomik ısınmanın tek yolunun ise ısı yalıtımından geçtiğini ifade eden Ulu, ısı yalıtımıyla faturalarda en az yüzde 50 tasarruf sağlandığını vurguladı. Türkiye’nin toplam ithalatının yaklaşık 5’te birinin enerji ithalatına ayrıldığını hatırlatan Ulu, hızla tükenen enerji kaynakları ve aynı hızla kirlenen çevre için de ısı yalıtımı uygulamalarına acilen ağırlık verilmesi gerektiğini belirtti.



Özel sektöre ve sivil toplum kuruluşlarına devletle işbirliği içinde, mevcut yalıtımsız binaların yalıtılmasına yönelik sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeleri için çağrıda bulunan Ulu, bu tarz projelerin vatandaşlar, ülke ekonomisi ve çevre için çok etkili olacağını söyledi. Türkiye’deki 17 milyon konutun sadece yüzde 10’unun yalıtımlı olduğu gerçeğine dikkat çeken Ulu, bu nedenle ısınmak için bizden çok daha soğuk olan Almanya’nın bile 10 katı kadar enerji tükettiğimizi ve dolayısıyla çevreyi Almanya’dan 10 kat daha hızlı kirlettiğimizi bildirdi.



Çevreye ve bütçeye katkılarına karşılık ısı yalıtımının maliyeti, inşaat aşamasında bina maliyetinin sadece yüzde 3’ü ila 5’i gibi küçük bir miktar… Mevcut binalarda ise mantolama uygulamalarının metrekarede ortalama 40 YTL maliyeti oluyor. Yalıtıma yapılan yatırım birkaç yıl içinde kendini amorti ediyor ve bina ömrü boyunca her ay doğal gaz ve elektrik faturalarında ortalama yüzde 50–60 oranında tasarruf imkânı yaratıyor.



Isı yalıtımı uygulamaları konusunda ayrıntılı bilgi almak için, www.xpsturkiye.org internet adresinden ve 0216 415 68 94 numaralı telefondan XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği’ne ulaşmanız yeterli.
29-12-2008
   

Kimya sektörü krizden çıkış reçetesini açıkladı

Ha açıldı ha açılacak derken uygulanmaya başlandığı söylenen ekonomik önlem paketinin detayları merakla bekleniyor. Günümüze kadar genellikle kendi krizleriyle uğraşan Türkiye, uzun zamandır ilk defa global bir krizin etkileriyle baş etmeye çalışıyor.

Siyasilerin başta moral veren “bizi etkilemez” öngörüleri maalesef gerçekleşmedi. Ülkemizin ihracatı düşüyor. Çünkü ihracat yaptığımız ülkeler krizde ve dolayısıyla pazar daralıyor. İhracatın düşmesi üretimin ve istihdamın da gerilemesine neden oluyor. Sokaktaki vatandaş bile cebindeki parayı harcamaya yanaşmıyor. Perakende piyasası canlanma için ekstra indirim günleri düzenleyerek, tüketiciyi çekmenin yollarını arıyor. Otomotivden tekstile birçok sektör, krizden çıkış için hükümetten yardım istiyor.

Türkiye’nin ihracatı 2008 Kasım ayında yüzde 22 oranında düştü. 2007 yılı Kasım ayında 11 milyar 106 milyon 73 bin dolarlık ihracat yapan Türkiye, bu yıl aynı dönemde 8 milyar 658 milyon 856 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Ancak buna rağmen 2008 yıl sonu için hedeflenen 125 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşmaya 4 milyar 540 milyon 874 bin dolar kaldı.

Bütün sektörlerin beklentisi ise krizin etkilerini hafifletmek ve daha da derinleşmesinin önüne geçmek için önlemler alınması yönünde. Ülkemizin ihracat kalemlerine bakınca düşüşün en çok yaşandığı sektörlerin otomotiv, tekstil, demir ve demir dışı metaller olduğu görülüyor. Kimya sektörü böyle bir durumda bile yüzde 14,5’lik ihracat düşüşüyle iyi bir noktada yer alıyor. Ancak İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, global krize rağmen iyi durumda olan kimya sektöründe durumun kötüleşmemesi için bir an önce bazı önlemlerin alınması gerektiğini söylüyor.
21-12-2008
   

Hammadde fiyatları yükselmeyecek, plastik sektörü rahat nefes alacak

Türk plastik sektörü küresel krizin ve iç pazardaki talep azlığının etkisiyle, 2008 yılını yüzde 5’lik büyüme ile kapattı. Geçtiğimiz yıl yüzde 15’lere varan büyüme rakamları elde eden sektör, 2008 yılındaki yavaşlamaya rağmen yine de Türkiye ortalamasının üzerine çıkmayı başardı. Plastik sektörü, 2008 yılında iç pazarda umduğunu bulamazken, yaralar ihracatla sarıldı.

PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) Başkanı Selçuk Aksoy, plastik sektörünün 2008 yılını değerlendirirken, önümüzdeki yıla ilişkin beklentilerini de ortaya koydu. Plastik sektörünün ağırlıklı olarak ambalaj ve inşaat sektörlerine ürün verdiğini belirten PAGEV Başkanı Selçuk Aksoy, bunları ev gereçleri, beyaz eşya ve otomotivin izlediğini söyledi. Aksoy, 2008’de iç pazarda, özellikle de inşaat sektöründe tüketimin önemli oranda azaldığını vurgulayarak, buna karşın plastik ihracatının hızlı artışına devam ettiğini dile getirdi.

Petrol fiyatlarındaki rekor artışlara paralel olarak plastik hammadde fiyatlarının Ağustos ayına kadar hızla tırmandığını, bu durumun plastik üreticilerini zora soktuğunu kaydeden Selçuk Aksoy, “Firmaların işletme sermayelerini zorlayan yüksek hammadde fiyatları, dünyadaki talebin kesilmesi ile birlikte çok hızlı bir şekilde düştü. Bu kez de yüksek fiyatlardan hammadde alan ve elinde pahalı stok bulunan firmaların canı yandı” diye konuştu.

Aksoy, buna karşın 2009 yılında körfez bölgesinde yeni yatırımlar devreye gireceği için hammadde bolluğu yaşanacağını belirterek, talep çok olsa da arz fazlalığı nedeniyle fiyatların yeniden yükselmeyeceğini öngördüklerini söyledi. Aksoy’a göre hammadde fiyatlarının düşük seyretmesi, 2009 yılında plastik sektörünün büyümesini sağlayacak ve işletme sermayeleri bu sene daha az zorlanacak. Ayrıca düşük maliyetli plastik ürünlerin yaygınlaşması açısından bir avantaj da yaratabilecek.

PAGEV Başkanı Selçuk Aksoy, plastik sektöründe 2009’un ikinci yarısında bir canlanma beklediklerini söyledi. Ambalaj sektörünün 2009 yılında aynı seviyeleri koruyacağını belirten Aksoy, “İkinci büyük pazarımız olan inşaat sektörü mutlaka canlandırılmalı ve desteklenmeli. Otomotiv ve beyaz eşyada kaybettiğimiz ihracat rakamlarının yerini belli oranda iç piyasanın doldurması gerekiyor. Bunun için tüketicinin yerli ürünleri tercih etmesini sağlamamız lazım. WTO’un kurallarına ters düşmeyecek şekilde yerli üretilen ürünlerin alınması cazip hale getirilmeli” dedi.

Türkiye’nin bugüne kadar ihracata dayalı bir sanayi politikası izlediği ancak son 5 yılda Türkiye’nin ihracat artışının, dünyadaki uluslararası ticaret artışıyla aynı oranda gerçekleştiği bilgisini veren PAGEV Başkanı Selçuk Aksoy, Türkiye’nin bu sürede sadece büyüyen pastadaki payını sabit tuttuğunu vurguladı. Ülkemizin bundan sonra oldukça küçülen uluslararası pazarda ancak katma değeri yüksek ve stratejik rekabet gücü olan ürünler ile kendine yer bulabileceğini belirterek, “İhracattaki devlet desteklerinin satış cirosuna göre değil mutlaka yaratılan katma değere göre şekillendirilmesi gerekiyor. Böylece ihracatımızın içindeki ithalatın payı da azalacaktır. Plastikten elde edilen ürünler, yüksek katma değer yaratma gücüyle bu konuda büyük bir avantaja sahip” diye konuştu.

Selçuk Aksoy, ara malı üretiminin canlandırılması için de önerilerini dile getirdi ve şunları söyledi: “İhracatçılar bugüne kadar değerli TL ve Dahilde İşleme Rejimi’nin sağladığı KDV muafiyeti nedeniyle ithal ara sanayi mallarına yönelmişti. TL’nin değer kaybetmesi, yerli ara malı üreticilerinin rekabet gücünü belli oranda iyileştirdi. Buna karşılık ara malı üretiminin canlanması için asıl olarak yerli ara malı üreticilerinin de Dahilde İşleme Rejimi’nden yararlanmaları sağlanmalı.”
19-12-2008
   

PAGEV Plastik Endüstrisi Kongresi'nin Üçüncüsü Yapıldı

PAGEV’in (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı) bu yıl üçüncü kez düzenlediği Plastik Endüstrisi Kongresi’nde, plastik boru sektöründeki en son teknolojiler anlatıldı. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen kongreye, sektör firmalarının temsilcilerinin yanı sıra öğrenciler büyük ilgi gösterdi.

Plastik teknolojileri konusundaki en son yenilikleri ve gelişmeleri, Türk plastik sektörüne tanıtmak amacıyla düzenlenen kongrenin bu yılki teması “Plastik Boru ve Profil Üretiminde İleri Ekstrüzyon Teknolojileri”ydi. Kongrede 10’u yurtdışından olmak üzere 14 konuşmacı vardı. Avrupa Plastik ve Kauçuk İşleme Makine Üreticileri Birliği EUROMAP’in Genel Sekreteri Thorsten Kühmann da kongrede bir sunum yaparak, Avrupa plastik makineleri sektörü hakkında bilgi verdi. Kühmann, 2007 yılı verilerine göre EUROMAP’in dünya plastik ve kauçuk makineleri üretiminin yüzde 51,8’ini gerçekleştirdiğini söyledi. Kühmann ayrıca EUROMAP üyesi ülkelerin Türkiye’ye yaptığı makine ihracatının 211,8 milyon Euro’ya ulaştığını ve yüzde 66’lık bir paya sahip olduğunu belirtti.

Plastik boruların önemi ve kullanım alanları, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artıyor. Plastik boru ve profil üretiminde ulaşılan yüksek teknoloji ve ürün çeşitliliği sayesinde, hızla alternatiflerinin yerini alıyorlar. Özellikle çevreci olmaları, enerji verimliliği sağlamaları, dayanıklılıkları ve taşımada sağladıkları kolaylık sebebiyle plastik borular pek çok alanda en çok tercih edilen ürünler haline geldiler. Plastik borular artık şehirlerin doğalgazını ve içme suyunu taşıyor, binalardaki tesisatlarda kullanılıyor, havaalanlarını, hastaneleri ısıtıyorlar.

Boru ve profil sektörü, Türk plastik sektörünün de yükselen yıldızlarından biri. Gobal pazarlarda rekabet üstünlüğü sağlamak ve katma değeri yüksek ürünler üretebilmek için yeni teknolojilerden haberdar olmak büyük önem taşıyor. PAGEV Plastik Endüstrisi Kongresi sayesinde katılımcılar, plastik boru ve profil üretimindeki en son gelişmeler konusunda ilk elden bilgi alma olanağını buldular.
17-12-2008
   

UPM’in dijital baskı kağıtları Rusya pazarında

UPM, Moskova’daki On Demand Expo etkinliğinde dijital baskı kağıtlarını tanıttı. UPM DIGI serisi, pazardaki en geniş dijital baskı kağıdı yelpazesi olarak tanınıyor.

Dünyanın lider kağıt üreticilerinden UPM, 18-21 Kasım tarihlerinde Moskova’da düzenlenen On Demand Expo etkinliğinde Rusya ve Doğu Avrupa pazarlarına dijital baskı kağıtlarını tanıttı. 2000 yılından bu yana Avrupa pazarında kullanılmakta olan UPM DIGI baskı kağıtları, 2008 yılında Kuzey Amerika ve Asya pazarlarına da sunuldu.

UPM DIGI Kağıt Bölümü ve Yeterlilik Merkezi Müdürü Frithjof Vorrath, konu hakkında şunları söylüyor: “Moskova’daki On Demand Expo, Rusya ve Doğu Avrupa pazarlarında faaliyet gösteren ve dijital baskının sunduğu olanaklara ilgi duyan matbaalara hizmet götürebilmemiz açısından çok önemli bir fırsat.” On Demand Expo, dijital baskıya yönelik lider bir sektörel etkinlik olup, ABD, Japonya, Çin ve Rusya’da düzenleniyor.

UPM DIGI serisi, pazardaki en geniş dijital baskı kağıdı yelpazesini içeriyor. Bu yelpazeye, dijital baskı süreçlerine yönelik birinci hamur ve kuşe kağıtlar ile dergi ve gazete kağıtları dahil bulunuyor.

Son kullanıcılar, çok çeşitli perdah seçeneklerinden (parlak, yarı mat, mat) ve 40-350 g/m² arasında değişen gramajlardan seçim yapabiliyorlar. UPM DIGI yelpazesi, zengin uygulama alanlarına sahip dijital son kullanıcı sektörleri için tasarlandı. Bunlar arasında, kişiselleştirilmiş doğrudan postalamalar, yüksek kaliteli reklam malzemeleri, işlem dokümanları, kitaplar, gazeteler, kataloglar ve dergiler de yer alıyor.
14-12-2008
   

50 Teknik Eleman Enerji Verimliliği Uzmanı Oldu

Binalarda enerji verimliliğine yönelik bilincin artırılması misyonuyla yürütülen enverIPAB Projesi kapsamında eğitim ve bilgilendirme çalışmalarına ağırlık veriliyor. Bu doğrultuda, enerji verimliliğini ön planda tutan uygulamaların hayata geçirilmesi amacıyla teknik elemanların eğitimine önem veren Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE), başta üniversiteler olmak üzere çeşitli birimlerde kazanlar üzerine çalışan 50 teknik elemana eğitim verdi.

Binalarda enerji verimliliği ve kazanlarda verimlilik konularında teknik elemanları bilgilendirme amacını taşıyan aktivitenin ilk ayağı, 27 Kasım’da EİE Enerji Tasarrufu Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen “kazanlarda enerji verimliliği” konulu uygulamalı eğitim oldu. Eğitimler, 3 Aralık’ta yapılan “binalarda enerji verimliliği” temalı seminerle tamamlandı. Seminerde, enverIPAB Proje Uzmanı Erdal Coşkun “enerji verimliliği”, Osram’dan Ömer Can “binalarda aydınlatma”, Türk Tesisat Mühendisleri Derneği Başkanı (TTMD) Abdullah Bilgin de “merkezi ısıtma sistemleri” hakkında sunum yaptı. Siemens Bina Teknolojileri HVAC Ürünleri Birim Yöneticisi Füsun Çağlar ise bina otomasyonunun enerji verimliliği üzerindeki önemine dikkat çekerek, bina otomasyon sistemlerinin fonksiyonları ve BACS verimlilik faktörleri hakkındaki bilgilerle teknik elemanları aydınlattı.

Eğitimlere Etimesgut Belediyesi’nden 4, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden 25, Aselsan’dan 3, Eryaman Toplu Konutları’ndan 4 ve EİE’den 14 teknik eleman katıldı. Tüm katılımcılara “Kazanlarda Enerji Verimliliği Eğitimi Sertifikası” ve “Binalarda Enerji Verimliliği Teknik Elemanlar Eğitimi Sertifikası” verildi.
11-12-2008
   

İnşaat sektörü küçülürken yalıtım sektörü büyüyor

Global krizin ülkemizdeki tüm sektörleri etkisi altına aldığı şu günlerde krize inat büyümesini sürdüren bir sektör var: Isı yalıtımı sektörü… 2008 yılının ikinci çeyreğinde inşaat sektörünün büyüme oranı yüzde 0.9’a düşerken, ısı yalıtımı sektörü yaklaşık yüzde 15 büyüme gösterdi. Bu durumun en büyük sebebi ise ısı yalıtımın yeni projelerin yanı sıra mevcut binalarda da uygulanıyor olması… Büyüyen ısı yalıtımı pazarında XPS Isı Yalıtım Levhaları da her geçen yıl payını artırıyor. Yeni “TS 825 Isı Yalıtımı Yönetmeliği” ile ısı yalıtımın ciddi bir zorunluluk haline gelmesiyle gelecek yıl da XPS pazarında yüzde 20’lik bir artış bekleniyor.

Enerji maliyetlerinin her geçen gün arttığı ülkemizde tüketiciler artık daha ekonomik, konforlu ve güvenli evleri satın almayı, kiralamayı tercih ediyor ya da mevcut evlerinde daha ucuza ısınmak ve serinlemek istiyor. Cep yakan doğal gaz ve elektrik zamlarıyla baş etmenin tek yolunun ısı yalıtımı olduğunu hatırlatan XPS Isı Yalıtımı Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Ulu, yalıtım bilincinde yaşanan artışın etkisiyle sektörün de daha hızlı büyüdüğünü ifade etti.

Bugüne kadar bazı firma ve müteahhitlerin maliyet hesabı yaparak ısı yalıtımından kaçındıklarına dikkat çeken Ulu, artık yeni “TS 825 Isı Yalıtımı Yönetmeliği” ile ısı yalıtımı olmayan projelerin hayata geçirilmesinin mümkün olamayacağını vurguladı. Gerek bu sayede gerekse mevcut binalarda da tadilatların enerji verimli olarak tasarlanması zorunluluğunun getirilmesi nedeniyle sektörün daha hızlı büyümesi bekleniyor.

Yalıtıma yapılan yatırım, vatandaşların ve işletmelerin ısıtma ve soğutma harcamalarında her ay yüzde 60’a varan oranlarda tasarrufla geri dönüyor. Yalıtımsız tüm binalara yalıtım yapılması durumunda ülke ekonomisi 7.5 milyar dolar kazanıyor. Her yıl yeni yapılan 100 bin binanın tamamında ısı yalıtımı yapılması durumunda 300 milyon dolar tasarruf sağlanabiliyor. Ve yalıtımın maliyeti bina maliyetinin sadece yüzde 3’ü ila 5’i gibi küçük bir miktar… Mevcut binalarda ise metrekarede ortalama 40 YTL maliyeti oluyor. Yapılan yatırım birkaç yıl içinde kendini amorti ediyor ve bina ömrü boyunda her ay doğal gaz ve elektrik faturalarında ortalama yüzde 60 tasarruf imkânı yaratıyor.
09-12-2008
   

UPM, Fransa’da nehir taşımacılığına yöneldi

UPM, Fransa’da kağıt sevkiyatı için nehri kullanıyor. Nehir taşımacılığı sayesinde, her yıl otoyola çıkan kamyon sayısı 4.500 adet azalıyor.

Dünyanın lider kağıt üreticilerinden UPM, Fransa’da Paris ve Rouen arasındaki nehir taşımacılığı kapasitesini artırmak için yeni bir taşıma sistemi geliştirdi. Sistem, üretimi tamamlanmış kağıt ürünlerini, Paris ve çevresindeki matbaalara ulaştırıyor. Mavna, geri dönüştürülmüş kağıtlarla, Rouen’deki UPM Chapelle Darblay fabrikasına geri dönüyor.

Yeni taşıma sistemi, Fransa’daki A13 otoyoluna her yıl 4.500 adet daha az kamyon çıkmasını sağlıyor. Bu durum, hem fosil yakıt tüketimini, hem de karbondioksit salınımını yüzde 40 azaltıyor.

Sistem, UPM tarafından karayolu taşımacılığına alternatif olarak geliştirildi. Geliştirme çalışmaları, bölgede geri dönüştürülmüş kağıtları toplayan SYCTOM ve pek çok kamu kuruluşunun katkısıyla yapıldı.

Yıllarca süren geliştirme çalışmalarının ardından, bugün nehir taşımacılığıyla yılda 113 bin ton geri dönüştürülmüş kağıt ve kağıt bobini sevk ediliyor. Proje 2005’te başladığında, taşınan geri dönüştürülmüş kağıt miktarı yalnızca 17 bin tondu.

UPM’in çevre yaklaşımının kalbini oluşturan bu yeni sistem, sürdürülebilir orman yönetimini, doğal kaynakların ve biyoçeşitliliğin korunmasını, yenilenebilir biyoyakıtların geliştirilmesini ve enerji tüketiminin daha verimli hale getirilmesini kapsıyor. Grup, taşımanın etkisini en düşük seviyeye çekmek amacıyla, lojistik çözümlerini düzene sokmak için de yoğun bir biçimde çalışıyor.
07-12-2008
   

[1] 2 3 4 5 6  » 


Hava Durumu, İETT Otobüs Tarifesi, Deniz Otobüsü Tarifesi, Taksi Durakları
Önemli Telefonlar, Telefon Kodları ( şehirler ), Telefon Kodları ( ülkeler ), Para Birimleri, Futbol Takımları, Federasyonlar


WEBİNDEKS bir  Aygün Dış Tic. Ltd. Şti. markasıdır. ©2005-2008  mail: